Klasik aktif karbon sitesi
Facebook'ta paylaş


Taranmış tüm belgeleri komple indirmek isterseniz tıklayınız
İNDİR/DOWNLOAD (25MB)

SAVUNMA İHALESİNDE YOLSUZLUK

NBC - CBRN - KBRN KORUYUCU ELBİSE İHALESİ

Bu basit bir ihale değildir, yaşananlar ise herkesi ilgilendirir.
Hepinizi, hepimizi ilgilendirir.
Burada ülkenin gerek savunma alanında gerekse sağlık, teknoloji ve çevre alanında temel bir üretim malzemesinin üretimi engellenmektedir.

Kronolojik NBC ihalesi süreci

16 Ayda teslim edilmesi şartı ile verilen bir iş
İmza tarihinden itibaren 52 ay geçmiştir
Tekliflerin verilmesinden itibaren 63 ay geçmiştir
Teklife Çağrı Dosyası yayınlanmasından itibaren 67 ay geçmiştir

 


Bu yolsuzluk ile
Askerleriniz veya sivil savunma birimleriniz
kimyasal bir saldırıya veya kazaya karşı korumasız bırakılmakta
Ağır metallerle veya Arsenikle kirlenmiş sularınız arıtılamamakta
Soluduğunuz havayı kirleten fabrikaların baca gazları arıtılamadığı için KANSER ARTMAKTA
Fabrikaların atıksuları tam arıtılamadığı için çevre kirlenmekte ve bu kirlilik size gıda olarak geri dönmekte
EVET.. Bu yolsuzluk ile kirli hava soluyup, kirli zehirli sular içerken kimyasal, biyolojik veya NÜKLEER kaynaklı kazalarda sizi kurtaracak ekipmanların üretimi de engellenmiştir.
Bir gün, bir kaza veya terörist bir eylemle böyle bir risk ile karşılaşırsanız sizi kurtarmaya gelecek birilerini beklemeyin! ÇABUK ÖLMEK İÇİN ALLAH'a YALVARIN VE DERİN DERİN NEFES ALIN. Bu sayede daha çabuk ölüp acılarınızdan kurtulursunuz.
Ben memleketim için senelerimi ve tüm enerjimi verdim, bu yolsuzluğu durdurmak için her yolu denedim ama şimdiye kadar bu yolsuzluğu engelleyemedim.
Belki....Bu bilgileri halkımla paylaşırken, ülkemin zaaflarını da açıklamış oluyorum ama biliyorum ki ülkemin düşmanları zaten bunları biliyor. En ufak bir pişmanlığım yok ve olabilecek hiçbir kötü eylemden artık sorumlu değilim
Bundan sonra DEVLET BÜYÜKLERİMİZ NE YAPARSA HAKLIDIR zihniyetinde futbol takımı tutar gibi parti tutan ve tepkisini göstermeyen halk, görevini yapmayan bürokratlar, görevini yapmayan hukuk suçludur.
Beni de teröristlere yol gösterdi diye, halkı paniğe sürüklüyor veya kışkırtıyor diye suçlayan herkesi önce vicdanlarına sonra ALLAH'a havale ediyorum.
Köpeğin kemik beklemesi gibi menfaat beklediği için sessiz kalan yetkili veya yetkisiz ama duyarsız olan hiç kimseden çekinmiyorum. Her şeyi açıkça ortaya koyuyorum,
Duyarlı veya duyarsız tüm halkıma takdimimdir.

Bu ihalede yaşanan sorunlarla üretimi engellenen aktif karbon sizin sağlıklı içme suyuna( arseniksiz, ağır metalsiz, kötü tat ve kokudan arınmış, rengi şeffaf) kavuşmanızı sağlarken, fabrikalardan çıkan atıkların arıtılması, baca gazlarındaki sağlığınızı riske sokan sizi kanser edebilecek kimyasalların tutulması için kullanılır.
Aktif karbonun üretiminin engellenmesi ile ülkenin tek işletmesinin devre dışı kalması ile bu riskler ile mücadele artık tamamen yabancıların insafına kalmış durumdadır.
Savunma alanında veya kurtarma çalışmalarında gerek terör gerekse kazalarla ortama yayılabilecek olan zehirli gazlara karşı ilk savunma ve kurtarma çalışaları bu madde ile yapılır.
Beni ilgilendirmez dedikten sonra bir gün bu risklerle siz veya bir yakınınız karşılaşır ve zarar görürse bu satırları hatırlarsınız

Bu satırları yazdığım için bazı makam ve yetkililer beni devlet sırlarını açıkladığım için göz altına almaya çalışacaktır!
Evet bu bilgiler devlet sırrı olabilir ama açıklanmadığı taktirde devlete ihanet edenler cezasız kalacak ve devlet zarar görecektir. Bu ülkenin askerlerinin, polislerinin ve tüm savunma birimlerinin kimyasal bir teröre veya risklere karşı korunmasız bırakılmasını sağlayan ben değilim. Bunu engelleyenler ve çıkar sağlayanlar mutlaka cezalandırılmalıdır.
Bu güne kadar başbakanlıktan genel kurmaya kadar tüm makamlara sözlü, yazılı, hukuki tüm girişimleri defalarca ve defalarca yaptım. Ama kimse cevap bile vermedi. Vatana ihanet ile resmi suçlamama bile cevap verilmedi, en azında hakaret davası açıp kendilerini savunmaları gerekirdi. Ama olayı örtbas etmekten başka bir şey yapılmadı. Hatta soruşturma açılmasını engellerken bu konuda etkin olarak üretim yaptığımı da tescil eden savunma bile yaptılar

Artık sessiz kalıp yaşanabilecek bir belayı beklemek bana doğru gelmiyor. Halkıma bu duyurumu yapıp mesuliyeti paylaşmak istiyorum. Ben bu ülkenin sanayisi, sağlığı ve savunması için en kritik maddelerden birini üretebilmek için ömrümden 20 yılımı verdim, gerekirse haklı çıktığım görülene kadar ZİNDANLARDA DA YATARIM !

Susturmak için Ergenekoncu diyerek tutuklamaya da kalkışacaklardır, terörist te diyeceklerdir, Meczup(şaşkın) diyen de çıkacaktır ama gerçekleri hiç kimse değiştiremeyecektir. Ve şunu da belirtmek isterim ki Ergenekon diye bir yapılanmaya inanmıyorum, eğer öyle bir yapılanma olsa idi muhakkak haberim olur veya benimle temasa geçerlerdi ve bu mücadelede yanlız olmazdım. Bu konu iktidar sahiplerinin en tehlikeli oyunu iken kimsenin destek çıkmaması bu tezimi desteklemektedir.
Ben artık savaşa hazırım. Emri ise Sevgili ATAM'ın Bursa Nutkundan alıyorum.
Duyarlı olan halkıma duyurumdur


Savunma Sanayi Müsteşarlığı tarafından açılan ve Başbakan, Milli Savunma Bakanı ve Genel Kurmay Başkanı başkanlığında yapılan Savunma Sanayi İcra Komisyonunda(SSİK) mantık ve insaf ölçülerinin dışına çıkarak ülke aleyhine alınan kararlar ile ilgili yaptığım suç duyurusu ve bir takım evraklar  aşağıda listelenmektedir.

Bu ihaledeki en can alıcı nokta şudur:
Zehirli ve zararlı gazlara karşı koruma sağlayacak koruma tabakasını oluşturan küresel aktif karbonun seri üretimi sırasında NBC faktörlerine karşı kalite kontrol yapılmama şartıdır.

10 yıllık teslimat ve üretim sırasında sadece 1 defa Hollanda TNO laboratuarlarından alınan test sonuçları ile sürekli üretim yapılması akla ve bilime aykırı olup askerin ve sivil savunma birimlerinin hayatını riske sokmaktadır.

Savunma Sanayi Müsteşarlığı ve Tubitak temsilcilerinin olduğu bir toplantıda
bu konuya şiddetle itirazımın sonunda bana verilen cevap aynen şu idi:
Bu devletin kararıdır, seri üretimde NBC testleri YAPILMAYACAK
Bu akıl ve bilim dışı talebe verdiğim cevap ise;
BEN BÖYLE BİR KARAR ALMADIM.....oldu
Kalite kontrolsuz üretim yapılmasının neden hatalı olduğuna dair yaptığım itiraz ile ilgili belge:

..Ama sonucu değiştiremedim
ve bu kalite kontrolu yapmayacağını
ve yapmak zorunda olmadığını,
ve bizim mesuliyetimiz değil
diyen bir takıma bu görev verilerek
ülkede aktif karbon üretiminin önüne geçilirken
kitle imha silahlarına karşı savunmasında ciddi bir zaaf yaratıldı.
Ama bu ne iktidar milletvekillerinin, ne muhalefetin, ne basının(öldürülürsem bomba haber olur diyenler oldu)
ve en acısı Genel Kurmayın bu konuda en ufak bir faydası, ilgisi uyanmadı.
Konu ile ilgili bilgi alanlar belki beklentileri nedeni ile belki konuyu kavrayamadıklarından belki de korkularından sessizliği seçti.

Bu ihale yolsuzluğu ve hainliğinden sonra
tesisimin plan ve projelerini Savunma Bakanlığına teslim etmez isem
ve uzmanları tarafından da denetimden geçirilmez isem
aktif karbon üretimi yapamayacağımı söylemeleri üzerine üretim tesisimi kapatmak zorunda kaldım.
Bu konudaki açıklamaları ise akıllara durgunluk verici idi:
Aktif karbon askeri kritik malzemedir, şahıs veya firma olarak bugün varsınız yarın olamayabilirsiniz,
Bu nedenle ülke için bu kadar önemli bir teknolojinin kaybolmaması için
Teknolojinin kendi arşivlerinde korunmasını sağlayacaklarmış


Herhangi bir durumda bu olayla ilgili aşağıdaki evraklar işe yarayabilir

SSM Tarafından yapılan NBC Koruyucu Elbise ihalesi duyurusu

Savunma Havacılık Dergisine Milli Savunma Bakanı Vecdi GÖNÜL'ün verdiği röportaj

ilginç satır araları:
Sağ alt resim yan yazısı: SSM, ilk aşamada TÜBİTAK tarafından geliştirilmesine yöneldiği NBC koruyucu özellikli kumaş çalışmasının ihtiyacı karşılayamaması üzerine 20 Temmuz'05 tarihinde KK, DzK,HvK ile JGn Komutanlıklarının birleşik ihtiyacını karşılamak üzere toplam 142.292 set NBC koruyucu elbisenin yurtiçinden tedariğine yönelik olarak bir TÇD(Teklife Çağrı Dosyası) yayınlamıştır.
Aşağıdaki belgelerde göreceğiniz gibi ihaleyi alan firma ihtiyaca cevap veremeyen Tübitak ile bu işi yapacağını belirmiştir.
Aşağıda göreceğiniz suç duyuruma karşı yaptıkları savunmada Tübitak'ın geliştirdiği proje olan Proje Modeli-A ya teklif vermediğimiz için elendiğimiz söylenmektedir. Çalışmayacak ve ihtiyaca cevap veremiyecek bir projeyi fiyatlandırmak bu konuda üretim kabiliyetine sahip bir teknokrat için ONUR KIRICI DAVRANIŞTIR. Bu konuya yaptığım itirazı siz yanlış anlamışsınız diyerek yatıştırdıktan sonra savcılığa yaptıkları savunmada bu madde öne sürülmüştür.

Aksiyon dergisindeki röportaj


ilginç satır araları:
C PLANIMIZ DA VAR
"Bunu milli bir görev olarak kabul ediyoruz. Dünyada sayılı üreticisi olan bir ürünü Türkiye'de üretmek bize büyük güç kazandıracak."diyen Genel Müdür Demirel, başarısızlık olması durumunda B ve C planları da olduğunu açıklıyor. Eğer başarısız olunursa yurtdışında bu işle uğraşan firmalardan bilgi transferi yapılacak.
Maliyetlerin altında fiyat verip aldığı para ile önce ArGe yapıp sonra fabrikayı kurmayı taahhüt ettikten sonra B ve C planı, bu da olmaz ise yurtdışından bilgi transferi yapacağını söyleyenlere inanmak ne derece mantıklı olabilir

Aktüel Dergisinde yayınlanan ihale ile ilgili araştırma yazısı

Yukarıda yayınlanan yazı hakkında yorum yapmaya gerek kaldığını düşünmüyorum, gayet güzel bir şekilde anlatılmış

Türkiye'de üretim yaptığımız fabrikanın ISO belgesi

 

Savcılığa yapılan suç duyurusu.

SSİK kararlarının ülke menfaatlerine aykırı alındığı ve ülke savunmasını zaafa soktuğu gerekçesi ile yapılan suç duyurusu

Savcılığa yapılan suç duyurusuna verilen cevap

ilginç satır araları:
müştekinin ihaleyi kazanan ortak girişimin Türkiyede aktif Karbon üretime yapmadığına ilişkin iddiaların ise soyut ve çelişkili iddialardan ibaret olduğu, zira ihaleyi kazanan ortak girişimin sanayileşme sürecine giderek aktif karbon üretimi için yeni fabrika kurabileceği gibi, Aktif Karbonu Türkiyede üretimini gerçekleştiren müştekiye ait firma yada başka bir firmadan satın almak suretiylede temin edebileceği, bu durumun TCK'nun 235 maddesinde düzenlenen İhaleye Fesat Karıştırma Suçunun Unsurlarını oluşturmayacağı anlaşıldığından;
Altı çizgili satırlarda görüldüğü gibi hem ihaleyi alanların üretim yapılmadığı konusundaki iddialar çelişkili derken bir yandan da henüz ilgililerin üretim yapacak tesislerinin olmadığını bu konuda isterlerse fabrika  kurabilecekleri isterlerse iddia sahibinden aktif karbon alabilecekleri söyleniyor. Asıl çelişki buradadır. Bu ihale tedarik değil üretim ihalesidir.
Bir diğer ilginç nokta da şuradadır:
İhalede tamamen kendimizin geliştirdiği ve denenmiş aktif karbon üretim yöntemimizle ilgili teklifi vermemize rağmen, PROJE MODELİ-A diye adlandırılan Tübitak-MAM tarafından geliştirildiği söylenen projeye teklif vermediğimiz için elendiğimiz söylenmektedir. Yukarıdaki evrak ve röportajlarda da gördüğünüz gibi Milli Savunma Bakanı Vecdi GÖNÜL tarafında Savunma Havacılık Dergisi'ne verilen röportajda Tübitak'ın geliştirmeye çalıştığı ama ihtiyaca cevap veremediği için ihaleye çıkılan bir çalışmaya fiyat/teklif verdirmeye çalışmak ne derece dürüst bir yaklaşımdır. Kaldı ki bu konudaki itirazlarımıza SSM yetkilileri "Siz yanlış anlamışsınız Tübitak'ın geliştirdiği projeye teklif verme şartınız yok diye yanıltıcı ve kandırıcı cevap verilmiştir.

Emniyet Organize Suçlar-izmir de verilen ifade

Yukarıdaki bilgiler genel olarak yayına sokulmamıştır. Gerektiğinde açıklanması için yayına hazır şekilde siteye yerleştirilmiştir.
Aynı zamanda bu belgeler bu üretimin Türkiye'de yapılmasını istemeyen ve engelleyen kişi ve kurumlara açılabilecek davalar için kullanılabilir.

Bu sayfa çalışması eğer başıma birşey gelirse yayınlanması için hazırlanmıştır.

Bu ülkeye ihanet edenlerin eninde sonunda cezalandırılacağını umarım. Ama bu olaylar sonunda öğrendiğim en acı gerçek şu oldu:
Bu ülkeye hizmet etmek çok zormuş



Bu güne kadar yetkililerin doğru yola gelmesi için sabırla bekleyerek, sözlü, yazılı, ve hukuki yoldan uyarılarımla hatadan dönmelerini bekleyerek çok ciddi zaman kaybedilmiştir. Bu gibi konuların uluorta açıklanıp ülke savunması konusundaki zaafların açıklanmasını milli menfaate aykırı gördüm. Fakat bu iyi niyetin sürekli sömürülmesi ve doğru yol için en ufak bir adım atılmaması nedeni ile artık her türlü riski paylaşmak ve tehlikenin farkına vardırmak için bu belgeleri paylaşıyorum. Bazıları devlet sırrını deşifre ettin diye beni mahkemeye verebilir. Kimseden korkum ve beklentim yok. Ama sessiz kalıp bu teknolojinin benimle birlikte toprağa girip ardından ülkede yaşanabilecek bir kimyasal biyolojik felakete engel olamamak çok daha acı olduğundan bu belge ve düşüncelerimi
DUYARLI VEYA DUYARSIZ HALKIMLA PAYLAŞIYORUM.
ARSENİKLİ VEYA AĞIR METALLİ SULARLA ZEHİRLENİP HASTA OLDUĞUNUZDA, FABRİKALARIN BACALARINDAN ÇIKAN DİOXİN GAZLARI İLE KANSER OLDUĞUNUZDA VEYA SEVDİKLERİNİZ GÖZÜNÜZÜN ÖNÜNDE ERİRKEN BENİ HATIRLAYIN. Belki bir metroda, toplu yaşanan yerde yayılan zehirli gazlardan sizi kurtarmaya gelecek birilerini göremediğinizde son nefesinizde beni hatırlarsınız. Ya beni dinlemediğiniz için kendinizi, ya neden daha fazla mücadele vermediğim için beni suçlayabilirsiniz.
Ben bu streslerle uzun yıllar yaşadım, bundan sonra size bol bol stresler dilerim.

Erhan DOĞUDAN

 


Lütfen görüş, önerileriniz, istekleriniz için bize ulaşın 
e-mail: info@aktifkarbon.com